Avrupa’nın en büyük havacılık gruplarından Lufthansa, pilotların emeklilik hakları ve çalışma koşulları konusundaki anlaşmazlıkların tıkanması nedeniyle yeniden derin bir krizle karşı karşıya. Alman pilot sendikası Vereinigung Cockpit (VC), yedi tur süren müzakerelerin ve arabuluculuk girişimlerinin sonuçsuz kalması üzerine 12 Mart Perşembe günü saat 00.01’den 13 Mart Cuma günü saat 23.59’a kadar sürecek 48 saatlik bir grev kararı aldı.
Kapsam ve Muafiyetler
Bu geniş çaplı eylem, sadece ana şirket Lufthansa ile sınırlı kalmayacak; kargo iştiraki Lufthansa Cargo ve bölgesel birim CityLine pilotlarını da kapsayacak. Sendika, bölgedeki jeopolitik hassasiyetleri ve insani durumu gözeterek Mısır, Azerbaycan, Bahreyn, Irak, İsrail, Yemen, Ürdün, Katar, Kuveyt, Lübnan, Umman, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri’ne yapılan uçuşları grev kapsamı dışında tuttu. Ancak Almanya çıkışlı uçuşların büyük bölümünde ciddi aksamalar yaşanması kaçınılmaz görünüyor. 12 Şubat’ta gerçekleşen 24 saatlik grevde 800’den fazla uçuşun iptal edildiği ve 100 bin yolcunun etkilendiği düşünüldüğünde, bu 48 saatlik eylemin çok daha büyük bir kaosa yol açabileceği öngörülüyor.
Sendika ve Yönetim Arasındaki Çatışma
VC Başkanı Andreas Pinheiro, işveren tarafının kurumsal emeklilik sisteminde esaslı iyileştirmeleri tartışmayı reddetmesinin görüşmeleri çıkmaza soktuğunu belirtiyor. Sendika, yaklaşık 5 bin pilot için şirket emeklilik planına yapılan işveren katkı paylarının artırılmasını ve enflasyona karşı koruma sağlanmasını talep ediyor.
Öte yandan, Lufthansa CEO’su Carsten Spohr, pilotların emeklilik haklarından ziyade şirket bünyesindeki kariyer fırsatlarına odaklanması gerektiğini savunurken, sendika yönetimi yönetimin yeni iştirakler (City Airlines, Discover vb.) kurarak maliyetleri düşürme stratejisini sert bir şekilde eleştiriyor. Sendika, bu iştiraklerin eski çalışanların çalışma koşulları üzerinde bir baskı aracı olarak kullanıldığını, özellikle CityLine bünyesindeki 800 pozisyonun şirketin bu yeni stratejisi nedeniyle tehlikede olduğunu savunuyor.
Toplu Sözleşme Komisyonu Sözcüsü Arne Karstens ise “Masaya müzakere edilebilir bir teklif gelene kadar görüşmelere devam etmeyeceğiz” diyerek, yönetimin tutumunun grevi kaçınılmaz kıldığını vurguluyor. Taraflar arasındaki uçurum, havacılık sektörünün yoğun bir sezon öncesinde ciddi bir sınavla karşı karşıya olduğunu gösteriyor. Lufthansa yönetimi ve sendika arasında somut bir uzlaşma sağlanmadığı sürece, havacılık ağındaki bu aksaklıkların daha geniş bir ekonomik maliyete dönüşmesi riski devam ediyor.
