Uluslararası Hava Taşımacılığı Birliği’nin (IATA) son raporuna göre, Avrupa’da hava taşımacılığı sektörünün rekor seviyede net kâr elde etmesi, Türkiye’nin havacılık pazarındaki güçlü ve etkili performansından büyük ölçüde etkileniyor. Bu başarı, Türkiye’nin trafik hacmini artıran stratejileri, verimli hub yapısı ve yüksek doluluk oranlarıyla destekleniyor; bu sayede sektör, küresel zorluklara rağmen istikrarlı bir büyüme gösteriyor.
Raporda, Orta Doğu’nun en yüksek kar marjları ve Asya-Pasifik’in hızlı büyüme trendleri vurgulanırken, Latin Amerika’da yapısal iyileşmeler ve Kuzey Amerika’da yaşanan iç talep durgunluğu gibi faktörler ele alınıyor. Hava taşımacılığının genel karlılığına katkıda bulunan bu dinamikler, Türkiye’nin olağanüstü katkısıyla Avrupa’yı öne çıkarıyor.
Hava Kargonun Yapay Zeka ile Bağlantılı Ürünlerdeki Artan Önemi
Hava kargo, Çin’in ihracatını alternatif pazarlara yönlendirmede ve yapay zekayla ilgili ürünlerin ticaretinde giderek daha merkezi bir konuma geliyor. Raporda, ticaret büyümesinin 2026’da yavaşlayabileceği belirtilse de, hava kargonun yapay zeka yatırımları, yüksek değerli ürünlere olan talep ve e-ticaret eğilimleri sayesinde güçlü kalacağı öngörülüyor. Belirsizlik dönemlerinde hızın kritik olması, hava taşımacılığını tercih edilen bir seçenek haline getiriyor.
Raporda yer alan verilere göre, hava kargo trafiğinin 2026’da yüzde 2,6 büyümesi bekleniyor ve bu büyüme, yapay zeka ticaret akımlarından fayda sağlarken, enerji dönüşümü açısından zorluklar yaratıyor. Veri merkezlerinden gelen elektrik talebi, yenilenebilir kaynaklardaki rekabeti artırarak Sürdürülebilir Havacılık Yakıtı’nın teminini zorlaştırıyor. Yolcu trafiğinde ise yıllık yüzde 4,9’luk bir artış öngörülüyor, bu artışta Asya-Pasifik bölgesi yüzde 7,3 ile lider konumda.
Hava yolu şirketleri, yüksek doluluk oranları ve yardımcı gelirlerdeki artışlarla karşı rüzgarlara direnerek, 2026 yılında 41 milyar dolarlık rekor net kar ve yüzde 3,9’luk istikrarlı bir kar marjı elde edebilecek. Bu başarı, bilet fiyatlarındaki düşüşe ve maliyet baskılarına rağmen, sektörün düşük kar marjlı yapısını göz önünde bulundurarak dikkat çekici bir gelişme olarak yorumlanıyor.
Türkiye’nin Küresel Havacılıkta Stratejik Konumu ve Başarı Faktörleri
Türkiye Özel Sektör Havacılık İşletmeleri Derneği (TÖSHİD) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Nane, Türkiye’nin küresel havacılık içindeki rolünün, uzun vadeli stratejik planlamanın ve coğrafi avantajların bir sonucu olduğunu belirtiyor. Güçlü filo planlaması, rekabetçi maliyetler ve artan yolcu talebiyle Türkiye, önemli bir havacılık merkezi haline gelmiş durumda.
Nane’ye göre, bu başarının ardında genişleyen dış hat ağı, transfer yolcu artışları ve yıl boyu yüksek doluluk oranları yatıyor. Dijitalleşme yatırımları ve sürdürülebilir büyüme anlayışı, gelir çeşitliliğini artırarak sektörü güçlendiriyor. 2003’te alınan kamu politikaları, iç ve dış hat vergilerini düşürerek havacılığı daha erişilebilir kılmış ve yakıt üzerindeki KDV muafiyetiyle maliyetleri rahatlatmıştır. Türkiye’nin amacı, yalnızca bir pazar olmanın ötesinde, küresel havacılık ekosistemine yön veren bir merkez haline gelmek.

İlk yorum yapan olun