Türkiye’de kadınların havacılık ve uzay alanındaki temsilleri her geçen gün artarken, bu gelişim uluslararası arenada da büyük bir takdirle karşılanıyor. Kanada merkezli Women Of Aviation Worldwide Week (WOAW) kapsamında düzenlenen etkinliklerde Türkiye, toplam 8 ödül birden kazanarak tarihi bir başarıya imza attı. Özellikle gençlerin ve kız öğrencilerin bu alandaki farkındalık çalışmaları, Türkiye’nin küresel havacılık topluluğu içindeki kapsayıcı ve öncü rolünü bir kez daha tescilledi. Bu başarılar, havacılık sektörünün sadece teknik bir alan değil, aynı zamanda toplumsal dönüşümün de bir parçası olduğunu gösteriyor.
Uluslararası Başarı Tablosu: Bireysel ve Kurumsal Ödüller
Organizasyon kapsamında Türkiye, hem bireysel hem de kurumsal kategorilerde dikkat çekici unvanlar kazandı. Ege Üniversitesi Havacılık Meslek Yüksekokulu Öğretim Görevlisi Özde Yılmaz Şenol, uçuşlu olmayan faaliyetler kategorisinde “Dünyanın En Beğenilen Organizatörü” ödülüne layık görülürken, havacılık dünyasının tanınmış isimlerinden Can Erel “Dünyanın En Yaratıcı Influenceri” seçildi. Sanat ve video kategorilerinde de Trakya Üniversitesi’nden Mukadder İğdi Şen ve Sabiha Gökçen Havalimanı’ndan Aslıhan Güven “Haftanın En Yaratıcısı” ödüllerini kucakladı.
Kurumsal düzeyde ise TUSAŞ Motor Sanayi AŞ (TEI), en fazla katılımcı sağlayan kurum olmasının yanı sıra “Dünyanın Kadınlara En Duyarlı Havacılık Şirketi” unvanını kazandı. Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Havacılık Kulübü “Pembe Kağıt Uçak Ödülü” alırken, İzmir şehri “Dünyanın Kadınlara En Duyarlı Havacılık Toplumu” seçilerek kentin havacılık tarihindeki köklü yerini taçlandırdı.
İstikrarlı Gelişim: Havacılığı Erişilebilir Kılmak
“Dünyanın En Beğenilen Organizatörü” seçilen Özde Yılmaz Şenol, elde edilen 8 ödülün bir tesadüf olmadığını, aksine üç yıldır sürdürülen istikrarlı bir çalışmanın ürünü olduğunu belirtti. Şenol, 2024 ve 2025 yıllarında kazandıkları yaratıcılık ödüllerinin ardından 2026 yılında en prestijli kategorilerden birinde zirveye yerleşmelerinin, ortaya konan emeğin sürdürülebilirliğini kanıtladığını ifade etti.
Faaliyetlerin temel hedefinin havacılığı genç yaşlarda erişilebilir hale getirmek olduğunu vurgulayan Şenol, özellikle genç kızların bu alanda kendilerini görebilecekleri bir farkındalık alanı oluşturmayı amaçladıklarını söyledi. Şenol’a göre bu ödüller, Türkiye’nin havacılık alanında yürüttüğü eğitim ve kapsayıcılık çalışmalarının uluslararası düzeydeki en güçlü yansımasıdır.
Teknik Altyapı ve Uygulamalı Eğitim Gücü
Başarının arkasındaki bir diğer önemli faktör ise üniversitelerdeki güçlü teknik altyapı oldu. Özde Yılmaz Şenol, Ege Üniversitesi bünyesindeki Vecihi Hürkuş Hangarı’nda gerçek uçak ve helikopterler üzerinden yürütülen eğitimlerin katılımcılara eşsiz bir deneyim sunduğunu belirtti. Boeing katkılarıyla kurulan Kompozit Laboratuvarı ve STM ile Türk Hava Kuvvetleri gibi sektör paydaşlarının desteklediği Aviyonik Laboratuvarı, öğrencilerin ileri üretim teknikleri ve elektrik-elektronik uygulamaları konusunda uzmanlaşmasını sağlıyor. Teknik yeterliliğin toplumsal farkındalıkla birleşmesi, Türkiye’nin bu prestijli ödülleri toplamasında kilit rol oynadı.
Sektörde Dönüştürücü Etki: Kadın Dostu Politikalar
Türkiye’nin 2026 yılını “Ulusal Havacılık Endüstrisi Yüzü Yılı” olarak andığı bir dönemde gelen bu başarılar, insan kaynağının niteliğini de ortaya koyuyor. Özellikle TEI’nin “Dünyanın Kadınlara En Duyarlı Havacılık Şirketi” seçilmesi, havacılık ve savunma gibi geleneksel olarak erkek egemen görülen alanlarda yeni standartların belirlendiğini gösteriyor.
Şenol, mentorluk ve uzun dönem staj programlarının genç kadınların sektöre katılımında hayati öneme sahip olduğunu belirterek, TEI’nin bu alandaki ilham verici çalışmalarının tüm sektör için dönüştürücü bir model oluşturduğunu vurguladı. Kadın dostu politikaların sadece bir sosyal sorumluluk projesi değil, stratejik bir gelişim adımı olduğunun altını çizdi.
Gelecek Vizyonu: Bölgesel Bir Merkez Olma Potansiyeli
Türkiye’nin kadın temsili açısından bölgesel bir merkez olma potansiyeline sahip olduğunu ifade eden Özde Yılmaz Şenol, önümüzdeki 10 yıl içinde niteliksel bir dönüşüm beklediğini söyledi. Gelecekte kadınların sadece operasyonel rollerde değil; mühendislikten liderliğe, karar verici mekanizmalardan en üst düzey yöneticiliğe kadar her kademede çok daha görünür ve etkili olacağı bir yapının oluşacağına inanıyor. 2026’da elde edilen bu 8 ödül, Türkiye’nin bu vizyonu gerçekleştirmeye ne kadar hazır olduğunun en somut kanıtı olarak tarihe geçti.

İlk yorum yapan olun