ABD ve İsrail’in İran’a yönelik kapsamlı saldırıları, Buşehr ile Tahran’daki Mehrabad havalimanlarını doğrudan hedef aldı. Bu saldırılarda, Buşehr Havalimanı’nda park halinde olan bir yolcu uçağının yok edildiği rapor edildi; bu olay, Salı günü gerçekleşen operasyonlar sırasında meydana geldi. İran kaynakları, bu eylemin ABD ve İsrail’in İran’ın askeri altyapısını zayıflatmayı amaçlayan ortak bir planın parçası olduğunu belirtiyor. Saldırılar, Devrim Muhafızları merkezleri, füze tesisleri ve hava savunma sistemleri gibi kritik noktaları kapsadı.
Bu gelişmeler, bölgedeki gerilimi artırırken, İran’ın hızlı bir şekilde misilleme yapması bekleniyor. Uzmanlar, bu tür eylemlerin Batı Asya’da daha geniş çatışmalara yol açabileceğini vurguluyor, özellikle de Hürmüz Boğazı’nın kapanma riski enerji piyasalarını tedirgin ediyor.
Mehrabad Havalimanı’ndaki Hasar ve Operasyon Detayları
Tahran’daki Mehrabad Havalimanı, saldırılardan önemli ölçüde etkilendi. İran resmi ajanslarının paylaştığı görüntüler, pist çevresinde yükselen yoğun duman bulutlarını gösteriyor ve ağır hasar oluştuğunu kanıtlıyor. Ajans açıklamalarında, ‘Amerikan-Siyonist güçlerin’ havalimanı yakınlarına yönelik eylemleri eleştiriliyor. Bu operasyonlarda, Tomahawk füzeleri ile F-22 ve F-35 hayalet uçakları kullanıldı; Basra Körfezi’ndeki savaş gemilerinden fırlatılan balistik füzeler, eş zamanlı hedeflere yoğunlaştı.

İran Liderinin Kaybı ve Misilleme Hamleleri
En çarpıcı gelişme, İran’ın Yüksek Lideri Ali Hamaney‘in öldürülmesi oldu; bu, Tahran’daki yerleşkesine düzenlenen bir saldırı sonucu gerçekleşti. Raporlar, operasyonun aylar süren planlamayla gerçekleştirildiğini ve trafiğin hacklenmesi gibi yöntemlerin kullanıldığını öne sürüyor. ABD Başkanı Donald Trump’ın yaptığı ‘O beni alt etmeden önce ben onu alt ettim’ beyanı, uluslararası tartışmaları alevlendirdi.

İran’ın cevabı gecikmedi; füze ve Shahed tipi insansız hava araçlarıyla ABD ve İsrail hedeflerine saldırılar düzenlendi. Bu misillemeler, Körfez ülkelerindeki askeri üsleri ve sivil altyapıları etkilemeye yönelikti, Salı gecesi boyunca devam etti. Uzmanlar, bu gerilimin Batı Asya‘da bölgesel bir savaşa dönüşme tehlikesini artırdığını ve Hürmüz Boğazı’nın kapatılmasının küresel enerji fiyatlarını sarsabileceğini uyarıyor.
