Uluslararası Hava Taşımacılığı Birliği (IATA), Airlines for Europe (A4E) ve Avrupa Bölgesel Havayolları Birliği (ERA), Avrupa Parlamentosu’nun hava yolcu hakları ile ilgili düzenlemeleri EU261‘in sıkılaştırılmasına yönelik attığı son adımlar karşısında büyük kaygı taşıdıklarını belirttiler. Avrupa Parlamentosu’nun Ulaştırma ve Turizm Komitesi (TRAN), AB Komisyonu tarafından yapılan yeniden dengeleme çalışmalarına rağmen sektörün en katı taleplerini koruma yönünde oy kullanması, havayolu temsilcileri tarafından tüketici tercihlerine zarar veren ve Avrupa havacılığının rekabet gücünü tehdit eden bir karar olarak değerlendirilmektedir.
Havayolu şirketleri, yapılan araştırmaların göstermiş olduğu gibi, yolcuların ek tazminat yerine zamanında ulaşım, uygun tarifeler ve çeşitli uçuş alternatiflerinin korunmasını tercih ettiğine dikkat çekti. Açıklamalarda, EU261’in zaten dünya çapında en katı yolcu hakları yükümlülüklerini içermekle birlikte, bu yükümlülüklerin yolcuların gerçek beklentilerini karşılamadığına vurgu yapıldı. AB Komisyonu’nun düzenlemeyi gözden geçirme amacının, tüketici haklarını korumanın yanı sıra modern ve rekabetçi bir Avrupa hava ulaşım ağını desteklemek olduğu hatırlandı.
İLGİLİ HABERLER:
- IATA: EU261 reformu ‘ters Robin Hood’ gibi işliyor
- IATA’dan havayolları için 2026’da rekor kâr sinyali
“Asıl sorunlar çözülmüyor”
IATA, A4E ve ERA’ya göre, uçuş gecikmelerinin ana nedenleri olan altyapı eksiklikleri ve hava trafik yönetimi (ATM) kısıtlamaları göz önünde bulundurulmadan havayollarına ek mali ve operasyonel yükler getirilmesi, sorunu çözmek yerine bilet fiyatlarını yükselterek hava ulaşımını daha az erişilebilir hale getiriyor.
Havayollarının öne çıkardığı temel endişeler:
- Etki analizi yok: Avrupa rekabetçilik kriziyle uğraşırken, bilet fiyatları ve hatların sürdürülebilirliği üzerindeki etkileri analiz edilmeden yeni yükümlülüklerin getirilmesi “sorumsuz” olarak değerlendirildi.
- Yolcu tercihleriyle çelişki: Yolcuların çoğu, alternatif ulaşım imkânlarının sınırlı olduğu bölgelerde, uçuşların tamamen iptal edilmesi yerine gecikmeli varışı tercih ediyorlar. Mevcut 3 saatlik tazminat eşiği ise yedek uçak ve mürettebat temini için yetersiz olduğu ifade edildi.
- Operasyonel gerçeklerin göz ardı edilmesi: Kabin bagajı ile ilgili önerilerin, uçak içi kapasite kısıtları, gecikme riski ve daha ağır uçakların neden olacağı ek emisyonlar göz önünde bulundurulmadan hazırlandığı belirtildi.
- Olağanüstü durumlar listesi: “Olağanüstü koşullar” için oluşturulacak bağlayıcı olmayan bir listenin, uçuşların güvenli ve verimli bir şekilde işletilmesindeki gerçek zorlukları yansıtmadığı ifade edildi.
“Düzenleme 8,1 milyar euro maliyet getiriyor”
Havayolu kuruluşları, EU261’in mevcut durumda havayolları ve yolculara yılda yaklaşık 8,1 milyar euro maliyet yüklediğini hatırlatarak, AB karar vericilerini daha gerçekçi bir yaklaşım benimsemeye davet etti. Açıklamada, önceliğin kuralların net bir şekilde belirlenmesi, hava yolculuğunun herkes için erişilebilir kalması ve Avrupa’nın hava bağlantısının korunması olması gerektiği vurgulandı.

İlk yorum yapan olun