NASA, F-15’lerle Süpersonik Araştırmalara Hız Verdi

NASA, süpersonik testler ve yüksek irtifa araştırmaları için iki adet F-15 savaş uçağını kendi programına dahil etti. Bu uçaklar, 22 Aralık 2025 tarihinde Kaliforniya’daki Edwards Hava Üssü üzerindeki Armstrong Uçuş Araştırma Merkezi’ne ulaştı. Daha önce Oregon Hava Ulusal Muhafızları’nın 173. Avcı Kanadı’nda görev yapan uçaklar, ABD Hava Kuvvetleri (USAF) tarafından hizmet dışı bırakılmıştı. NASA, F-15’leri araştırma amaçlarıyla 1976 yılından bu yana kullanıyor ve o günden bugüne bu platformu çeşitli testlerde değerlendiriyor. Şu ana kadar toplamda beş F-15 (iki F-15A, iki F-15B ve bir F-15D) temin eden ajansın, bunlardan ikisi 2025 yılı itibarıyla hâlâ faaliyette bulunacak.

60 bin feet irtifada gerçekleştirilecek testler

F-15 savaş uçakları, yüksek hız ve irtifa performansları sayesinde süpersonik uçuş araştırmaları için oldukça uygun platformlar olarak değerlendiriliyor. NASA, bu uçaklarla 60.000 feet’e kadar uçuş testleri yapabilecek. Bu yükseklik, ajansın geliştirmekte olduğu yeni deneysel uçak X-59‘un hedeflenen maksimum uçuş irtifasından (55.000 feet) daha fazladır. X-59, NASA’nın Quesst misyonunun merkezinde yer alıyor ve süpersonik uçuşlarda özellikle düşük gürültü teknolojilerinin geliştirilmesine odaklanıyor. Boom Supersonic ve Spike Aerospace gibi özel firmaların da üzerinde çalıştığı bu teknoloji, ses hızını geçerken oluşan gürültüyü azaltmayı hedefliyor. Eğer bu teknoloji geniş ölçekte uygulanabilirse, karasal ticari süpersonik uçuşların önünü açacak.

Süpersonik seyahat ve F-15’in araştırmadaki rolü

ABD‘de süpersonik seyahate olan ilgi son yıllarda yeniden artış gösterdi ve bu durum süpersonik uçuş kısıtlamalarının gevşetilmesi yönünde yasa tasarılarının gündeme gelmesine yol açtı. Başkan Trump, Haziran 2025’te sivil süpersonik uçuşların yeniden başlamasını destekleyen bir Başkanlık Kararnamesi yayımlamıştı. NASA için F-15’ler yalnızca hız ve irtifa açısından değil; aynı zamanda yükseklik ve ağır yük taşıma yetenekleri sayesinde bilim insanlarının kanat altı ve gövdenin orta kısımlarına çeşitli sensörler ve ekipmanlar yerleştirmesine olanak tanıyor. Ayrıca, NASA mühendisleri, uçağın elektronik ve yazılım sistemlerini yeni araştırma görevlerine uygun şekilde dönüştürme ve özelleştirme yeteneğine sahiptir.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın