Yıllar boyunca, hava taşımacılığı sektörü, sürdürülebilirlik ve inovasyon açısından önemli bir dönüşüm geçirdi. Ancak, çok az şirket bu dönüşümde Vertical Aerospace kadar öncü olmayı başardı. Şirket, sürdürülebilir hava taşımacılığı alanındaki çalışmalarına devam ederken, yeni modeli Valo’yu resmi olarak tanıttı. Bu heyecan verici gelişme, 2028 yılına kadar ilgili sertifikaları almayı hedefleyen Vertical Aerospace’in, özellikle şehir içi hava ulaşımı hizmetleri için tasarlanan bu yeni modelle sektördeki etkisini artıracağını gösteriyor.
Yüksek Performanslı ve Güvenilir Tasarım
Valo, toplamda 4 yolcu kapasitesi ile tasarlandı. Kabin içi tasarımı, yeni aerodinamik hatlara göre optimize edildi ve bu, aracın daha verimli bir şekilde havalanmasına olanak tanıyor. Gövde altındaki batarya konumlandırması, hem dengeyi artırıyor hem de iç alan kullanımını optimize ediyor. Bataryalar, sıvı soğutmalı olarak toplamda sekiz paket halinde yer alıyor ve kısa görevlerde 12 dakika içinde yeniden şarj edilebiliyor. Bu özellik, Valo’nun özellikle şehir merkezleri ile havalimanları arasında gerçekleşecek kısa mesafe uçuşları için ideal bir seçenek olmasını sağlıyor.

Valo’nun önemli teknik özellikleri arasında:
| Özellik | Değer |
|---|---|
| Taşıma Kapasitesi | 550 kilogram |
| Enerji Verimliliği | %40 |
| Menzil | 160 kilometre |
| Maksimum Hız | 240 km/s |
Bu nitelikler, günümüz hava taşımacılığı taleplerine uygun olarak geliştirilmiş yeni bir model sunuyor ve kısa, yoğun hatlar için özellikle tasarlanmış durumda.

Ticari İlgi ve Gelecek Planları
Vertical Aerospace, Valo’ya şu anda büyük bir küresel ilgi olduğunu duyuruyor. Toplamda 1.500 adet ön sipariş alındı ve bu siparişler arasında American Airlines, Avolon, Bristow, GOL ve Japan Airlines gibi büyük havacılık oyuncuları bulunuyor. Bu gelişmeler, otonom veya insanlı hava taşımacılığı alanında yeni bir dönemin başlangıcını işaret ediyor.

Ayrıca, Vertical Aerospace, VX4 platformunun hibrit-elektrikli versiyonu üzerinde de çalışmalarını sürdürüyor. Bu yeni modelin, 1.600 kilometrelik menzil, 1.100 kilogram faydalı yük kapasitesi ve hem insansız hem de insanlı görev yapabilme yetenekleri sunması planlanıyor. Şirket, bu hibrit sistemin uçuş testlerine 2026’nın ikinci çeyreğinde başlamayı hedefliyor, bu da sürdürülebilir hava taşımacılığı konusunda daha fazla önemli adım atılacağını gösteriyor.
