ABD Ulusal Ulaşım Güvenliği Kurulu (NTSB), 27 Ocak 2026’da Washington’da düzenlenen bir duruşmada, 67 kişinin hayatını kaybettiği helikopter ve uçak çarpışmasının ardındaki nedenleri açıkladı. Bu olay, tek bir hata yerine uzun yıllardır biriken sistemik sorunlardan kaynaklanıyor ve çarpışma anına ilişkin bir animasyon da paylaşıldı. Kurula göre, bu tür kazaların önlenebilir olması, hava trafiği yönetimindeki zayıf noktaları bir kez daha gözler önüne seriyor.
Kaza, 29 Ocak 2025’te Washington Reagan Ulusal Havalimanı yakınlarında meydana geldi ve PSA Airlines’a ait CRJ700 yolcu uçağı ile ABD Ordusu’nun Black Hawk helikopteri arasında yaşandı. Toplam 67 kişi, aralarında Wichita kentinden dönen artistik patinajcılar ve aileleri de olmak üzere hayatını kaybetti. NTSB, bu trajedinin ardında yatan faktörleri inceleyerek, hava sahası tasarımı, denetim eksiklikleri ve operasyonel hataların ana sorumlular olduğunu vurguladı. Başkan Jennifer Homendy, gerekli önlemlerin uzun zamandır alınmadığını belirterek, “Bu kaza önlenebilirdi” ifadesini kullandı.
Araştırmalara göre, CRJ700 uçağı inişe geçerken helikopterin izin verilen irtifanın üzerinde olması ve hava trafik kontrolündeki ihmal, çarpışmayı kaçınılmaz kıldı. Helikopter mürettebatının görsel ayrım talebi onaylanmış olsa da, bu kararın koşullara uymadığı belirtildi. Ayrıca, kontrolörlerin artan iş yükü ve güvenlik ikazlarını atlama eğilimi, durumu daha da riskli hale getirdi. NTSB, FAA ile ordu arasındaki koordinasyon eksikliğinin yıllardır bilinen bir sorun olduğunu ve ADS-B sistemi gibi teknolojilerin kullanılmamasının etkisini ele aldı.
Sistemik Sorunlar ve Alınan Önlemler
Kurum, yoğun hava sahasında gece şartlarında yaşanan zorlukları belirterek, benzer risklerin diğer bölgelerde de olabileceğini uyardı. Kazanın ardından FAA, ilgili helikopter rotasını kalıcı olarak kapattı, personel sayısını artırdı ve varış oranlarını düşürdü. NTSB, bu adımların gecikmiş olsa da gerekli olduğunu değerlendirirken, ROTOR Yasası gibi düzenlemelerle ADS-B kullanımını zorunlu kılmayı önerdi. Adalet Bakanlığı’nın federal sorumluluğu kabul etmesi, sistemik iyileştirmelerin aciliyetini bir kez daha ortaya koyuyor. Nihai raporun önümüzdeki haftalarda yayımlanması bekleniyor ve bu, tarihin tekrar etmemesi için bir uyarı niteliğinde.
