AP Dışişleri Komisyonu toplantısında Türkiye ile AB arasındaki ilişkilerin kritik dönemeçleri genişçe ele alındı. Raporda, Ankara’nın vize serbestisi sürecini yeniden canlandırmak için adım atmasının önemi vurgulanırken, Türk hükümetinin bu yöndeki yol haritasını net bir şekilde ortaya koyması çağrısı tekrarlanıyor. AP’nin beklentisi, Türk tarafının AB standartlarına uyum lazım gelen alanlarda somut ilerleme göstermesi yönünde.
Rapor taslağında, uzun süredir gündemde olan vize muafiyetinin, AB kurumlarıyla eşgüdümlü biçimde yeniden başlatılabileceğine dair umutlar ifade ediliyor. Belirlenen engellerin Ankara tarafından giderilmesi gerektiği ve bu adımların bütün Türk vatandaşlarının diğer üye ülkelerin vatandaşlarıyla eşit muamele görmesini sağlayacağı vurgulanıyor. Taslakta, görüşmelerin yeniden başlatılması yönündeki çağrı “engellerin kaldırılması” olarak özetleniyor.

Vize konusundaki 72 kriter arasından 66’sı tamamlanmış durumdayken; yalnızca 6 kriterin yerine getirilmesi gerekiyor. Kamuya yansıyan eksik başlıklar arasında terörle mücadele yasalarının AB standartlarıyla uyumlaştırılması, Europol ile işbirliği mekanizmalarının resmiyete bağlanması, GRECO tavsiyelerinin uygulanması, kişisel verilerin korunması mevzuatının AB standartlarına yükseltilmesi ve suçla ilgili konularda ülkeler arası iş birliğinin güçlendirilmesi bulunuyor. Geri Kabul Anlaşması’nın tüm unsurlarıyla hayata geçirilmesi de önemli bir başlık olarak öne çıkıyor.
Ülkelerin AB üyeliği konusundaki yol haritasında “söz değil eylem” mesajı, raporda belirgin bir biçimde yeniden vurgulanıyor. Türkiye’nin katılım sürecini hızlandıracak gerçek adımların atılması gerektiği ifade edilirken, hukukun üstünlüğü ve temel özgürlükler alanındaki aksaklıkların giderilmesi öncelik olarak işaret ediliyor.
Raporda ayrıca Türkiye’nin iç siyasi ve yargı bağımsızlığı konularındaki eleştiriler de yer buluyor. Anayasa mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarının uygulanmaması, yargı süreçlerindeki muhalefet temsilcilerine yönelik süreçler ve basın özgürlüğüne ilişkin kaygılar konu başlıkları arasında yer alıyor. Bu konulardaki gelişmelerin, AB kurumları ve üye ülkeleri nezdinde endişe yarattığı belirtiliyor.
AB ile Türkiye arasındaki katılım müzakereleri 2018’den beri duraksamış durumda. AP, mevcut şartlarda tam üyelik perspektifi için hâlâ bir ilerleme öngörmüyor; bununla birlikte daha yakın, daha dinamik bir ortaklık kurulması gerektiğini savunuyor. Göç yönetimi, güvenlik, enerji ve bölgesel istikrar gibi alanlarda iş birliğinin sürdürülmesi gerektiği belirtiliyor.
Rapor, hükümetin “Terörsüz Türkiye” vizyonunu desteklediğini ve buna yönelik reform çabalarının yeterli görüldüğünü de not ediyor. Türkiye’nin yaklaşık 2,7 milyon mülteciye ev sahipliği yapması ve Yunanistan ile sürdürülen diyalog sürecinin olumlu bir gelişme olarak işaret edilmesi de raporda olumlu unsurlar arasında sayılıyor.
Gümrük Birliği’nin güncellenmesi konusundaki destek de raporda yer alıyor; ancak bu sürecin AP onayından geçebilmesi için insan hakları, temel özgürlükler ve uluslararası hukuka saygı gibi kriterlerde somut ilerleme bekleniyor. Taslak rapor, ilerleyen dönemde oylamaya sunulacak ve komisyon ile Genel Kurul aşamalarında çeşitli değişiklik önerileri gündeme gelebilir. Türkiye’nin kalan kriterleri hayata geçirerek hukukun üstünlüğü alanında güven artırıcı reformlar gerçekleştirmesi gerektiği vurgulanıyor.”

İlk yorum yapan olun