Güney Kore’de Aralık 2024’te yaşanan ve 179 kişinin hayatını kaybettiği trajik Jeju Air kazası, ülkenin havacılık güvenliği yönetimindeki derin ihmalleri gün yüzüne çıkardı. Güney Kore Sayıştayı tarafından hazırlanan kapsamlı rapor, Ulaştırma Bakanlığı’nın 20 yılı aşkın süredir maliyetleri düşürmek uğruna uluslararası güvenlik standartlarını nasıl hiçe saydığını ortaya koydu.
Maliyet Odaklı İhmal: Beton Setler
Kazanın gerçekleştiği Muan Uluslararası Havalimanı’nda, Boeing 737-800 tipi uçağın kuş çarpması sonrası pistten çıkarak çarptığı lokalizer (iniş yönlendirme sistemi) anteninin, çevresine inşa edilen 2,4 metre yüksekliğindeki beton setin uçağın parçalanmasına yol açtığı belirlendi. Rapora göre bakanlık, toprak işçiliği maliyetlerini minimize etmek amacıyla bu beton yapıyı inşa etmeyi tercih etmişti. Oysa uluslararası havacılık standartlarına göre, bu tür yapıların bir hava aracının çarpması durumunda “kolayca parçalanabilir” (frangible) nitelikte olması şarttır.
Sistematik Güvenlik Sertifikasyon Hatası
Sayıştay raporu, bu hatanın tek bir olayla sınırlı olmadığını, sistematik bir denetim boşluğuna işaret ettiğini gösteriyor. Bakanlığın Muan, Gimhae ve Jeju dahil olmak üzere sekiz farklı havalimanındaki toplam 14 uyumsuz lokalizer kurulumuna hatalı bir şekilde onay verdiği tespit edildi. 22 yıla kadar uzanan bir süreçte, bakanlık düzenli denetimlerde bu yapıların kırılabilir standartlarda olduğunu yanlış beyan ederek sertifikalandırmaya devam etti.
30 Ayrı Usulsüzlük ve Gelecek Adımlar
Denetim sürecinde Ulaştırma Bakanlığı hakkında 30 ayrı usulsüzlük veya prosedür hatası saptandı. Kuş çarpmasını önleme sistemlerinden havacılık güvenliği yönetimine kadar birçok alanda ciddi eksiklikler olduğu vurgulandı. Hükümetin yaptırdığı bağımsız bir simülasyon çalışması, pist sonundaki beton setin olmaması durumunda kazanın ölümcül sonuçlar doğurmayabileceğini açıkça ortaya koydu.
Rapordaki bulguları “alçakgönüllülükle kabul eden” Güney Kore Arazi, Altyapı ve Ulaştırma Bakanlığı, lokalizer sistemlerinin derhal iyileştirileceğini ve güvenlik önlemlerinin güçlendirileceğini duyurdu. Korea Airports Corp (KAC) ise işletmeci olarak önerilen tüm iyileştirmelerin uygulama sürecine girdiğini belirtti. 20 yıllık bu güvenlik ihmali, havacılıkta “maliyet tasarrufu” ile “insan hayatı” arasındaki dengenin ne kadar hassas olduğunu, trajik bir şekilde kanıtlamış oldu. Sektör paydaşları, bu raporun ardından havacılıkta güvenlik standartlarının sadece kağıt üzerinde değil, sahada da tavizsiz bir şekilde uygulanması gerektiği konusunda hemfikir.
