Türkiye’de İlaç Fiyatlandırma Politikalarında Son Dönem Güncellemeleri
Türkiye’de sağlık sektörünün en kritik alanlarından biri olan ilaç fiyatlandırması, ekonomik dalgalanmalar ve uluslararası piyasalardaki değişimlerle doğrudan ilişkili olup, bu alanda gerçekleştirilen her yeni düzenleme, hem sektör paydaşlarını hem de hastaları yakından ilgilendirmektedir. Son zamanlarda yaşanan gelişmeler, özellikle beşeri tıbbi ürünlerin fiyatlarının belirlenmesinde kullanılan kur oranlarında yapılan güncellemeler ve bu artışların sektör üzerindeki yansımaları konusunda önemli bilgiler içermektedir.
İlaç Fiyatlandırmasında Güncellenen Avro Kuru ve Barem Değerleri
19 Aralık tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı ile, ilaç fiyatlarında belirleyici olan Avro kuru değeri yeniden güncellenmiştir. Bu düzenleme, uluslararası piyasaların ve döviz kurlarının yanı sıra ekonomik göstergeler dikkate alınarak yapılmış olsa da, sektördeki uzmanlar ve eczacılar tarafından yetersiz bulunduğu ifade edilmektedir. Güncellenen Avro kuru ile birlikte, belirlenen barem değerleri de güncellenmiş ve yeni fiyatlandırma aralığı ortaya çıkmıştır.
Yüzde 16.9’luk Artışın Gerçekliği ve Sektörel Yansıması
İstanbul Eczacı Odası Başkanı Şeker Pınar Özcan, yaptığı açıklamada, bu düzenlemenin yaklaşık %16.9’luk bir fiyat artışını temsil ettiğini belirtti. Ancak, bu oranın sektörün mevcut durumu ve maliyetleri göz önüne alındığında yetersiz olduğunu vurguladı. Özcan, “İlaç yokluklarıyla mücadele eden sektörümüz, uzun zamandır ciddi sorunlar yaşamaktadır. Bu artış, hem hastaların yaşadığı mağduriyeti giderme konusunda yeterli olamamaktadır hem de eczacıların ekonomik açıdan zorlanmasını daha da derinleştirmektedir” diyerek açıklamalarına devam etti.
Kur Dalgalanmaları ve Reel Kurla Uyuşmazlık
Yapılan düzenlemenin en büyük eleştirilerinden biri, Avro kurunun piyasa gerçeklerinden uzak olduğu yönündedir. Uzmanlar, Türkiye’deki gerçek Avro kurunun yaklaşık 50 TL seviyesinden işlemekte olduğunu ve dolayısıyla güncellenen kuru ancak yarısına ulaşabildiğini belirtiyor. Bu durumun, sektörün maliyetlerini ve fiyatlandırmayı olumsuz etkilediği açıkça görülmektedir. Yani, yapılan düzenlemenin gerçek kur seviyesine ulaşamaması, sektörün ihtiyacı olan sürdürülebilir fiyat artışını sağlamakta yetersiz kalmaktadır.
Enflasyon ve Maliyet Artışlarıyla Mücadelede Güncellemenin Kısıtlılığı
Ekonomik göstergeler ve enflasyon oranları yükselmeye devam ederken, sektördeki malzeme, üretim ve lojistik maliyetleri katlanarak artmaktadır. Bu bağlamda, %17’lik artışın, maliyetlere karşılık gelmediği gibi, sektörel sürdürülebilirliği de tehlikeye atan ciddi bir sınırdır. Özcan’a göre, bu artış oranı, enflasyon ve maliyet artışlarına kıyasla oldukça yetersiz kalmakta ve sektörün uzun vadeli sağlığını tehdit etmektedir.
Uzun Vadeli Çözümler ve Sektörün Geleceği
Yapılan düzenlemelerin, sektörde karşılaşılan temel sorunlara çözüm üretmediği açıktır. Özellikle, ilaç yokluğu, hasta mağduriyeti ve eczacı ekonomik sıkıntıları gibi temel problemler, yeni fiyat düzenlerinin ötesinde sağlık politikaları ve ekonomi politikalarıyla ele alınmalıdır. Devletin ve ilgili kurumların, bu konularda yapıcı adımlar atması ve uzun vadeli stratejiler belirlemesi gerekmektedir. Ayrıca, sektör paydaşlarının, maliyetleri düşürmeye yönelik inovatif çözümler geliştirmesi ve yerli üretim kapasitesinin artırılması stratejik öncelikler arasında yer almaktadır.
Kronik Hastalar ve Fiyat Artışlarının Etkisi
Kronik hastalıklar nedeniyle sürekli ilaç kullanmak zorunda olan hastalar açısından, güncellenen fiyatlar ve ilaç erişimi daima ön planda tutulmalıdır. Ancak, yapılan sınırlı artışlar, bu hastaların ilaç temininde uzun vadeli çözüm sunmamaktadır. Uzmanlar, düzenli tedavisi gereken bu hastalar için sürdürülebilir fiyatlandırmanın ve ilaç bulunabilirliğinin sağlanmasının yalnızca fiyat düzenlemeleriyle değil, aynı zamanda güvenilir tedarik zincirleri ve destekleyici sağlık politikalarıyla mümkün olacağını vurgulamaktadır. Bütün bu gelişmeler ışığında, Türkiye’de ilaç sektörünün ciddi bir dönüşüm ve reform sürecine ihtiyaç duyduğu açıktır. Ekonomik göstergelerle uyumlu, sürdürülebilir ve ulaşılabilir ilaç fiyatlandırmasının sağlanması için, özellikle fiyat belirleme mekanizmalarının şeffaflığı ve sektör paydaşlarının ortak hareket etmesi şarttır.
